2. Gün: Osaka (Dotonbori)

img_0890

2. Gün: Dotonbori'yi çantamıza koyup götürebiliyor muyuz? #osaka #dotonbori #japonya

A photo posted by Japonya Hayali (@japonyahayali) on

Sabah buranın shinkansen trenlerinden biri olan Hikari ile Osaka’ya vardım. Yolculuk 3 saat sürdü, tren epey konforluydu, tuvaletleri bile kocaman ve tertemizdi. Osaka’ya vardığımda bavulumu bırakıp hemen geziye başladım. Burada 11 yıldır yaşayan, artık bir japona dönüştüğünü farkettiğim Onur ile Osaka’nın altını üstüne getirdik 1 günde en önemli yerlere gittik. Bilen biriyle gezmenin çok avantajları oluyormuş, büyük ihtimalle metrolarda kaybolup 4 saatimi boşa harcayabilecekken her dakika yeni birşey keşfettim ve bir sürü yer gördüm. Özellike Dotonbori inanılmaz bir yer,kendimi gerçekten  bir animede gibi hissettim. Her yerden kocaman maketler sarkıyor ve çoğu baya eskilerden kalma vintage maketler. Oradayken özellikle Osaka’da meşhur okonomiyaki yemeğe gittik. Dotonbori’de çoğu yerde host cafeler var. İçerisinde maid kıyafetli kızlar ya da boyband kılıklı çocuklar oluyor. Aşırı lüks mekanlar ve bu kişiler size servis yapıp sizinle muhabbet ediyorlar işleri buymuş, her yerde billboardlarda gözünüze çarpıyor. Osaka’da da Harajuku benzeri bir cadde var ve burada da ilginç kıyafetli gençleri görebiliyorsunuz. Bir de Amerikan caddesi diye bir yerden geçtik orada da rapçi japonlar vardı. Japonya’da zamanın çoğu yürüyerek geçiyor, merkezler çok büyük, evlerden merkezlere gidebilmek için bir kaç metro transferi yapmak gerekiyor. Yani günün sonunda ayaklarınızı  lego gibi çıkartmak istiyorsunuz. Ama herşeye değen bir sürü güzellik var. Günün sonunda markete gidip sabah kahvaltı için peynir bulmaya çalıştım çünkü kahvaltı mantığı burada yok ve ben kahvaltısız yapamadığım için yanımda zeytin getirmiştim, marketten de brie peyniri ve domates, ekmek vs. bulup ertesi sabaha hazırlık yaptım.