5. Gün: Haiku şiir festivali İssa (Tokyo) & Osaka Akvaryumu

 

Festival konusunda malesef çok şanssızım, gittiğim dönem yani kasım ayında hiç büyük etkinlikler yok, Kabuki tiyatrosunun da sezonu daha açılmamış ben güzel güzel plan yaptığımı sanıp geldim ama işler öyle olmadı tabii. Bir de bursu kazandığımı öğrenir öğrenmez 2 hafta içinde gittim. 🙂 Sanıyorum öncelik olarak kızaran yaprakları ve sonbahar manzarasında bir Japonya görmek istedim, bir de kışın soğukta gezmek çok zor daha önce de gezdim olmuyor insan dayanamıyor. Ve bir 3. Sebebim ise malesef ülkemizin hali belli yarın ne olur bilemiyoruz o yüzden çok uzak plan yapamadım.

Herneyse efenim çok hızlı gitmenin dezavantajları olarak festivalleri, Kabuki tiyatrolarını, Studio Ghibli’yi görme fırsatımı da kaybettim. Ama hepsinin alternatiflerine bakıyorum, festivallerden sadece birini yakalayabildim. Bunun için de yarım günlüğüne Tokyo’ya gitmem gerekiyordu. Tam bir belgeselci olan Onur ile sabahın ilk ışıklarıyla yola çıktık burada hızlı trenlerle Osaka – Tokyo arası 3 saat sürüyor. Gittiğimiz festival Ueno yakınlarında bir tapınakta yapılıyordu. Haiku şiirlerinin okunduğu kurbağa kıyafetli çocukların birbiriyle sumo güreşi yaptığı izlemesi epey garip ama eğlenceli bir etkinlikti. Aynı zamanda tapınak içinde müzik çalan kimonolu teyzelerimiz ve değişik davullu çalgılar çalan çocuk grubu vardı. Tapınak da bir haiku şairinin yazdığı kurbağalı bir şiirden ötürü konseptini kurbağa yapmış her yerde kurbağa figürleri vardı.

Oradan çıktıktan sonra bir türlü fırsat bulamadığım dönen sushici dükkanlarından birine gittik. Tam istediğim gibi sushileri buldum ve oradan epey mutlu bir şekilde ayrıldım efem.

Osaka’ya döndükten sonra akşam vaktini de kullanabilmek için Osaka’da akşam yapılabilecek etkinliklere ve gidilmezse olmazlardan birine gitmeye karar verdim. Devasa Osaka akvaryumu. Evet yine bir hayvan hapishanesi ama yine merakıma ve önerilere kulak verip gidip gördüm. Malesef çok da mutlu edici manzaralar değildi bazı hayvanlar için. Ama normalde görülemeyecek ilginç hayvanlarla karşılaşmak çok büyüleyiciydi. Denizanalarının olduğu kısım epey ilginçti. Normalde içeriyi gezmek 2 saat alıyormuş. İşin ilginç kısmı özellikle çocukların geldiği bu etkinlikte bir de bol oyuncaklı gift shopları var. Çoğu satılanlar çocuklara göre balık şeklinde şekerlemeler oyuncaklar kalemler vs. İşin ilginç kısmı az önce akvaryumda gördüğü balinanın ya da diğer bazı hayvanların etinin de satılması ama baya çocuk atıştırmalığı tarzında paketlenmiş 😀 Aklımda direk şöyle bir sahne canlandı “Annee balina çok güzel dimii, annee çıkışta kurutulmuş balina eti de alır mıyız canım çekti?” Galiba gift shoplar durumun bu şekilde ilerlediğini düşünüyor olabilir. Zaten çoğunlukla yedikleri her şeyi koymuşlar akvaryuma.