12. Gün: Tokyo (Dog Cafe – Miraikan Museum – Asimo)

Bugün Tokyo’da en çok merak ettiğim şeylerden biri olan animal cafe’lerden birine gitmeye karar verdim. Genelde kedili, köpekli ve baykuşlusunun olduğunu duydum. Eve çok yakın bir tane köpek kafe olduğunu gördüm ve açıkçası en büyük umudum bir Shiba Inu sevmekti. Genelde etrafta uzakta bir yerlerde sahibiyle geçerken görmüşlüğüm oldu ama hiç şöyle ağız tadıyla sevemedim içimde kaldı. Köpek kafe bile saat 11’de açılıyormuş. Anladığım kadarıyla sahipleri köpeklerini evde sıkılmasınlar diye böyle merkezlere bırakıyor ama bu insanlar ile 7’de 8’de gidiyorlarsa saat 11’e kadar dükkanın açılmasını mı bekliyorlar ne saçma diye düşünmeden edemedim. Ama yine ingilizcesi olmayan dükkan sahiplerinden dolayı da soru soramadım.

(Efem siz siz olun elinizde bir basit japonca kılavuzu ile gelin buraya. Bu insanlar ingilizce bilmiyor bilse de bizim anlayacağımız şekilde bir ingilizce konuşmuyorlar. Dil aşırı büyük bir sorun burada. Ben buradayken dili devşire devşire ingilizcem geriledi, ama yerine japoncamı geliştirdim galiba 🙂

Köpek kafe öyle beklediğim gibi geniş büyük bir alan değildi ve Shiba Inu yoktu. Ama buranın teddy bear köpeği diye aslandırdığım minik poodle’lar vardı her yerde, onların dışında iki beagle ve 1 golden sakinleri mevcuttu. Ben geldiğim an hepsiyle kucaklaştım. Aşırı tatlılardı. Yine aklıma Pets animasyonu geldi. Çünkü hergün sahipleri buraya diğer arkadaşlarının yanına bırakıyorlar sanırım. En azından hayvanlar sıkılmıyor burada arkadaşlarıyla oynuyorlar. Kendileriyle pek tatlı 1 saat geçirdikten sonra merak ettiğim bir bilim müzesi görmeye yola çıktım. Burada çok fazla bilim müzesi var ve ben tabiiki de en alakasız olana gitmişim. Asıl büyük olanı merak ederken, benim gittiğim müze baya sadece ortaöğretimi eğitmek amaçlı tamamen japonca anlatımlı fen dersi müzesi gibi birşeydi. Sanki fen dersi kitabı içindeki görselleri koymuşlardı. Ama bir kaç tane robot görüp mutlu oldum. Burada daha fazla zaman kaybetmemek için çok hızlıca gezip çıktım. Ve asıl devasa bilim müzesi olan Miraikan’a gittim. Yolu epey uzun ama çok güzel manzaraların içinden yukarıdan bir trenle geçtiğiniz Odaiba denen bir bölgede kalıyor kendisi. Miraikan daha girdiğim anda merhaba bilim müzesiyim diyen bir yer zaten. Girişte tavandan sarkıtılmış devasa ve lcd olduğu için hareket eden bir dünya figürü vardı. Girer girmez japonların gururu ve en sevdiği robotları Asimo’nun birazdan piste çıkıp şov yapacağının bilgisini alınca hemen gidip en ön sıralara oturdum ve beklemeye başladım. Ve karşıma Asimo çıktı, japon selamı veriyor, gelecekte bilimin nerelere varacağını anlatıyor, şarkı söyleyip dans ediyordu. İnanılmaz eğlenceliydi. Ve evet japonlar robotlarını da kendilerine benzetmişler, saygıda kusur yok. Sonra zamanımın az kaldığını farkedip hızlı hızlı müzeyi keşfetmeye koyuldum ama hiç hızlıca gezilecek bir yer değilmiş tabiiki. Bir kaç robotla daha karşılaştım. Bir robotta arkada bir kabine girip herhangi biri konuşturabiliyordu. Bir robotu ise bebek gibi kucağına alabiliyordunuz ve kendi iradesiyle hareket ediyordu. Bunların dışında bir sürü bölüm vardı. Bir bölüm tamamen tıp üzerineydi. Bu bölümde yapay ameliyat etme simülasyonunu deneyebiliyordunuz. Bir bölüm sinir sistemi ve nöronlarla ilgiliydi. Bir bölüm uzay ve astronomi üzerineydi. Bunun gibi bir sürü bölüme ayrılmıştı müze. Özellikle bilime meraklıysanız epey tatmin olabileceğiniz bir müze kendisi. Ben aşırı sevdim iyiki de gitmişim ama keşke daha erken varabilseydim ve rahat rahat gezebilseydim dedim. Ve bugünü de bu şekilde bitirmiş olduk. Akşam da Roppongi Hills’i keşfe çıktım ama yine bir sürü kayıp olduğum için tam gezebildiğimden pek emin olamadım. Burası da epey zenginli bir yer aslında buradaki bütün merkezler aşırı zenginli mekanlar hatta bazen ekndi kendinize acaba fakirler nerede yaşıyor yahu diye düşünebiliyorsunuz. Refah düzeyi yüksek ve sürekli deflasyon yapan bir yer. Her şey için bir iş kolu var burada. Hizmet sektörü zaten aşırı abartılı dediğim gibi 1 kişinin işini 5 kişi yapıyor sanıyorum bu yüzden hiç kimse tam olarak aşırı fakir değil burada. Fakat en büyük dertleri çocuk olmaması. O yüzden çok fazla yabancı evlilikler var. Hatta son dönemde Çin’in Japonya’ya daha rahat seyahat edebilmesi için çoğu engeli kaldırmışlar, sanıyorum nedenlerinden biri de bu.