Japonya’ya Yolculuk ve Tokyo’da İlk Saatler

İlk yazımda çok genel hatları ile Japonya sürecime dair fotoğraflar paylaşmıştım, bir tanışma yazısı olsun istemiştim…

İkinci yazımı ise birazcık sürece hazırlıkta neler yaşadığımı, ne gibi hazırlıklar yaptığımı aktarmak için kurguladım. Henüz kamp yerine varmadan önce Japonya’da ulaşım, internet, hostel vb. sistemleri çözmeye çalıştığım anları paylaşacağım; ilk kez gidecek olanlar için yardımcı olacağını düşünüyorum 🙂 Bol bol öneri, tavsiye olsun, hem tecrübe paylaşımı hem de farkındalıklarımı aktarayım istiyorum sizlere. Kim bilir belki kendi sürecinizi inşa ederken dönüp bakarsınız, bir fikir verir benim yaşadıklarım…

Ve yolculuk başladııı 🙂

Zihin dağınık, planlar dağınık ve çokça heyecan varrr. Dağınıklık ile yorgunluk birbirine karışıyor ancak heyecan hepsini örtüyor, öyle garip bir ruh hali işte 🙂

Çok fazla şey var yapılmak istenen, hayali kurulan, yapılmayı bekleyen, yapılması umulan…

Biraz önce de aktardığım gibi bu yazımda biraz adım adım nelere ihtiyaç var, hazırlık yaparken nelere dikkat ettim, ilk etapta Japonya’da bizi neler bekliyordu onları derlemeye çalıştım. Umarım aklınızda sorular, merak ettiğiniz şeyler var ise cevap olabilirim 🙂

 

image001

Atatürk Havalimanı, İstanbul, 19.08.2018

19 Ağustos 2018, saat 17:30’da uçuşumuz başladı. Mert Arık ile birlikte gidiyorduk Japonya’ya, sürece hazırlanırken çokça konuştuk ama ilk defa havaalanında tanışmış olduk. Asiana Havayolları ile uçacaktık. İlk istikamet Seul, 10 saatlik bir uçuş bizi bekliyordu. Seul’de de 7-8 saatlik bir aktarma sürecimiz vardı, ardından Tokyo’ya Narita Havaalanı’na varacaktık.

image002

İstanbul-Seul Uçağı, 19.08.2018

 

Yolcuğun ilk kısmı gayet rahat geçti. 10 saat uzun bir zaman dilimi, ancak Asiana Havayolları süreci rahat geçirebilmemiz için oldukça özenliydi. Kore yemeklerinden hoşlanmıyorsanız menüde ikinci bir seçenek mutlaka bulunuyor ama bence deneyin, çok acı ve baharatlı şeylerden hoşlanmıyorsanız zaten yemeğin yanında sosu ayrıca veriyorlar, ekleyip eklememek size kalmış 🙂

image003

İstanbul-Seul güzergah, 19.08.2018

Uzun bir yolculuk olacağı için terlik, battaniye ve yastık siz koltuğunuza ulaştığınızda sizi bekliyor oluyor. Tabi 6 saat fark var Türkiye ile Güney Kore ve Japonya arasında, ve neredeyse yarım gün yolda geçiyor… Saat kavramı iyice allak bullak oluyor, uçak havalandıktan sonra pencerelerin kapatılması isteniyor, taa ki uçak inişe yaklaşana kadar… Yol uzun; bol bol düşünmeli, yazmalı, çizmeli keyifli bir yolculuk başlıyor… Hazırlık aşamaları çok koşturmalı geçmişti, çokça yorulmuştum, o yüzden bu 10 saatlik mola çok iyi geldi J Biz transit yolcularız, hava alanından çıkmayacağız. Ancak Seul’e girecek olanlar için bir kağıt dağıtılıyor uçuş henüz başlarken. Neden geldiğin, ne kadar kalacağın vb. soruluyor kapıdan girerken vize alabilmek için. Aynı uygulama Japonya’da da var.

image004

Seul Incheon Havaalanı, 20.08.2018

Ve ertesi gün sabah iniyoruz Seul’e. Yaklaşık 9 saatlik bir aktarma sürecimiz var Seoul Incheon Airport’da. Pasaport kontrolü ve çıkış bölümüne geçmeden transit yolcu yönlendirmesi ile Incheon’un uluslararası zonuna geçiyoruz. Transit yolcuların uzun saatler bekleyebileceği düşünülerek pek çok ihtiyaç düşünülmüş, ücretsiz kullanabilecek duşlar dahi var 🙂 Ancak gidiş yolunda henüz buraları keşfedememiştik, yine de bu bulduğumuz yatağımsı koltuklar 9 saatimizi rahat geçirmemize yardımcı oldu. Hava alanında uzun saatler bekleyecekseniz illaki paraya ihtiyacınız oluyor, en basitinden su alabilmek için. O yüzden yanınızda o ülkenin parası yoksa da en azından dolar bulundurmanızda fayda var. Bozuk para çok daha iyi olur çünkü alışverişiniz sonucunda para üstü vermeleri gerekiyor ise Kore parası olarak veriyorlar dikkat edin… Kredi kartı kullanmak da bir seçenek ama bazen sorun çıkabiliyor.

Tabi saatler uzadıkça tek ihtiyacınız su olmuyor, acıkıyorsunuz 🙂 Ben bekleme süreçlerimi tahmin ederek bolca atıştırmalık almıştım yanıma; birkaç sandviç, biraz meyve, kuruyemiş depoladım öyle çıktım yola… Hem çok daha ekonomik oluyor hem de bir yere adapte olmaya çalışırken bir de uygun fiyatlı yiyecek bir şeyler aramak zorunda kalmıyorsunuz. Tek ihtiyacım olan biraz su, güzel bir kahve ve Japonya planlarımı gözden geçirebilmek için oturup kullanabileceğim bir internet alanıydı… Ücretsiz wi-fi tüm havaalanında var, sınırsız kullanabiliyorsunuz 🙂

image005

Seul- Tokyo uçağı, 20.08.2018

 

Ve sonunda Tokyo uçağındayım J neredeyse akşam oldu. Yaklaşık 2 saatte bu uçuş sürecek ve Tokyo Narita Havaalanı’na ineceğiz… Japonya’ya girişte doldurulması gereken kağıtlar dağıtılıyor. Bunlardan bir tanesi neden geldiğini, ne kadar kalacağını, nerede kalacağını sorgularken diğeri ise ülkeye getirmiş olduğun eşyalar ile ilgili sorular. Uçaktan inip pasaport kontrolü hattına geçince bir heyecan kaplıyor ister istemez. Şimdi polislerin doldurmuş olduğumuz kağıtları ve pasaportları görme zamanı… Biletler, etkinlik yazısı gibi belgelerin yanınızda, kolay ulaşılabilir bir yerde olmasında fayda var, neden geldiğini soruyorlar, belgeler bu iletişim sürecini kolaylaştıran minik ayrıntılar 🙂

image006

Tokyo, Narita Havaalanı, 20.08.2018

Voilààà!! Onayı alıyorum ve artık Japonya’da 90 gün bulunabilme hakkım var. Bu kontrol alanından sonra bagaj teslim alanına geçiyorsunuz ve bir kontrolde burada oluyor; tam çıkış noktasında nereden geldiğinizi soruyorlar ve valizinizi açmanızı istiyorlar; kısa bir kontrol süreci ve sonrası artık Narita Havaalanı’na ayak basıyorsunuz.

Japonya ‘prefecture’ olarak adlandırılan idari bölgelere ayrılıyor ve Narita Havaalanı Chiba prefecture’da bulunuyor. Tokyo’ya otobüs ile 1 saatlik bir mesafede. Havaalanından Tokyo bölgesine ulaşabilmenin pek çok yolu var… Burada sizlere telefonlarınızda kullanabileceğiniz birkaç uygulama önermek istiyorum, tabi ki pek çok uygulama var ancak ben sadece başım çok sıkıştıkça bu ikisini kullandım. Tüm Japonya’daki ulaşım ağına dair çok yardımcı olabilecek bir uygulama ‘JapanTravel’, bir de Japonca-İngilizce sözlük ‘Takoboto: Japanese Dictionary’. Belki siz de benim gibi daha manuel çalışmayı sevenlerdensinizdir J daha çok kitapçıkları takip etmeyi, insanlara sormayı, yazıp çizmeyi seviyorum ben. Tüm Japonya sürecimde de sayılıdır bu uygulamaları kullandığım ama bulunsun, sisteme alışana kadar bir güvence oluyor 🙂

Japonya’ya ilk adımda karşılaşacağınız bu ulaşım ağına dair bir link paylaşmak istiyorum;

https://www.japan-guide.com/e/e2027.html

Burada tüm olasılıkları bulabilirsiniz, bir de kısa video varrr; kendi sürecimden size anlattıklarımı kurallı bir dil ile aktarıyorlar J O süreçte fotoğraf ve video çekebilmek çok aklına gelmiyor insanın ama bu video sürecin görselleşmesi adına baya yardımcı olacaktır sizlere…

Havaalanından ayrılıp hayata karışmadan önce burada ulaşabileceğiniz pek çok sistem var. Videoda da kısaca değiniyorlar, mesela internet kullanımı için telefon hattını buradan alabilirsiniz, ya da sonraki seyahatlerinizde kullanacaksanız JR Pass (Japan Rail Pass) kartınızı alabilirsiniz. JR Pass nedir, nasıl kullanılır, ben nasıl aldım vb. bunları bir sonraki yazımda aktaracağım sizlere (Kamp alanı kuzey Japonya’da idi; Nishiwaga adında doğanın içinde keyifli bir kasaba, Japonya’daki ulaşım sistemini sizlere kamp alanına ulaşma sürecimi aktarırken anlatacağım J). Eğer bu kartı Japonya sınırları içinden alıyorsanız aldığınız gün kullanıma başlıyor, o yüzden sonra almaya karar verdik, kampa gitmeden önce bir koca günümüz var Tokyo’da, havaalanından almanız şart değil Tokyo Merkez İstasyon’da da JR Pass satış noktaları var.

JR Pass sürecini sonraya bırakıyoruz ancak internet için telefon kartını buradan almak gerekiyor. Burada da sizler ile bir link paylaşacağım;

https://wow-j.com/en/sim_wifi/?utm_campaign=link&utm_medium=docomohp&utm_source=lp

NTT-DOMOCO diye bir firma var, Japonya’ya gelen turistlerin kullanabilmeleri için internet hizmeti veren bir sistem kurmuşlar. Aslında ülkede pek çok yerde tren istasyonlarında, alışveriş merkezlerinde, kütüphanelerde, müzelerde, kafelerde vb. wi-fi bulmak mümkün ancak yine de yollarda lazım olabilir düşüncesi ile bir miktar internet satın almakta fayda olabiliyor. Satın aldığınız kart bir çeşit SIM kart, arama veya mesajlaşma için kullanamıyorsunuz, sadece belli bir miktarda internet yüklü oluyor. 500 mb, 1 gb falan almak mümkün, ve pek çok kampanya fırsatı sunuyor, aldıktan sonra birkaç video izleyerek vb. kullanım kotanızı arttırabiliyorsunuz :).

Dikkat etmek gereken nokta Türkiye’den ayrılmadan önce online olarak bu kartı almalısınız. Benim yola çıkmadan önceki son gece yaptığım son iş buydu. Çok uzun süren bir işlem değil, ancak önceden yapılması gerekiyor. Bir hesap oluşturuyorsunuz ve varış zamanınızı, kartı ne zaman aktifleştirmek istediğinizi ve kartınızı nereden alabileceğinizi belirtmeniz isteniyor. Narita Terminal 1 LAWSON; bana işlem sonunda belirtilen bu oldu ve havaalanına ulaştığımda ilk iş bu marketi aramak oldu. Çok zor değildi LAWSON çok sık rastlayacağınız mini marketlerden biri, buldum ve tek yapmam gereken kasaya gidip alışverişim sonrasında bana gönderiler QR kodu göstermek oldu. Kartımı aldım, içinde kullanıma başlayabilmek için adım adım yapılması gerekenler yazıyor 🙂

Ve sıra geldi artık havaalanından çıkış anına J Aslında geç bir saatte varmış olduğumuz için o geceyi havaalanında geçirmeyi düşündük. Mümkündü, geniş oturma alanları mevcuttu. Ertesi sabah yola çıkabilirdik, ancak fazla yorgunduk ve şans eseri Tokyo Hostellerini araştırırken uygun fiyatlı, güzel lokasyonlu bir tanesine denk geldik ve daha fazla zaman kaybetmeden şehre atılmaya karar verdik 🙂

Biz Central Tokyo’ya ulaşabilmek için otobüs seçeneğini kullandık. Fiyatı çok daha uygundu. Keisei Bus’dı bizim kullandığımız. 3 Terminal var Narita Havaalanında, her terminal çıkışında otobüs durakları var. Bizim ki birinci terminaldi ve çıkış kapısının sağında kalan 31 numaralı duraktan kalkan otobüsü kullandık. 10 dakikada bir geliyor. Yol yaklaşık 1 saatti ve kişi başı 1000 yen ödedik. Bileti otobüse binerken alıyorsunuz, bindiğinizde size verilen bagaj fişlerine dikkattt, indiğinizde bulamaz ve göstermezseniz bagajlarınızı vermiyorlar 🙂 Bizim istikamet Tokyo Station’dı, bu istasyonu daha sonra da sıkça kullanacaksınız. Tüm JR Line’ların ve pek çok özel hattın kesişim noktası.

Artık Tokyo’ya ayak basmıştık, saat çoktan 00.00’ı geçmişti. Evet yorgundum, eşyalarım her adımımda çok daha ağır gelmeye başlamıştı ama garipte bir enerji vardı içimde, keşfe başlama heyecanının verdiği garip direnç hali J O meşhur karmaşık tren hatları haritasını edinmiştik ve JR Line olarak adlandırılan hatlardan biri ile Oji İstasyonu’na gitmeliydik. Hostel’imizden detaylı yol tarifi rica etmiştik ve yönlendirmelerini takip ederek kolayca ulaştık Tokyo’daki ilk çatımıza…

image007

Tokyo’daki ilk Çatı, Hop Step Inn, 21.08.2018

 

Ve uyku zamanıııı 🙂 Hafif sırt ağrısı, yüzde bir tebessüm ile dalıyorum uykuya, standartlar bir hostele göre çok çok iyi…

Ertesi gün Japonya ulaşım sistemini didikleme ve kamp alanı Nishiwaga’ya ulaşma yolunu planlama zamanı… 22 Ağustos ekip ile ilk buluşma, nasıl bir yer Nishiwaga, nasıl insanlar bekliyor beniii, bir sonraki yazıda görüşmek üzere 🙂